Zoque
Dirsek Teması:
Geri Dön Zoque » Webmaster Kaynaklari » Makaleler » Bilişim Sektörünü Tanıyalım Serisi - Emekçiye Hayat Zordur

Bilişim Sektörünü Tanıyalım Serisi - Emekçiye Hayat Zordur

 
Konuyu Paylaş Article Tools
kuduk kuduk şu an çevrimdışı
 
kuduk's Avatar
Üyelik Tarihi: 28.04.2007
Mesaj: 273
05.07.2007 | 14:46

Bu mektup bilişim çalışanın yaşadığı zorlukları (sektörün dinamiklerinedayandırarak) aktarmak üzere hazırlanmıştır. Amaç bilişim çalışanınıngörev yapacağı pozisyonu doğru seçmesini sağlamak, karşılaşacağıgüçlükleri önceden bildirerek hüsrana uğramasının önüne geçmektedir.Anlatımda ifadeler samimi ve basit halde kullanılarak olayın yalınlığıdile getirilmiştir. İfadeler bilimsel bir değerden öte ilgiliye mektupşeklinde dikkate alınmalıdır.

İşletmeciler açısından bilişim sektörü
Hikayenin özeti bu (Türkiye'de bilişim sektöründen para kazanma beklentisi içerisinde olanlar bu fenomenleri doğru algılamalı):

1. Sektörün dinamizmi: Türkiye'de bilişim sektörü proje esaslı çalışır(event-driven). Alınan iş yoksa para yok, para yoksa pozisyon yok. Tüm bağlantılar ve sözleşmeler alınan ya da verilen işe (özetle iş bağlamaya) bağlıdır.

2. Sektör sınırlara sahiptir: İster bir web tasarımı olsun,ister programlama olsun, ister altyapı olsun temel sınırlamanız: bütçe,zaman ve kontrol eden olursa - kalitedir. Ürünüzün en kısa sürede, enyüksek kar marjını bırakmak üzere en ucuza üretilmesi ve satın almayadeğecek kalitede olması (daha fazla kalitede üretirseniz, -ki bu zamanve para kaybı demektir. - iyi ihtimal kulağınızı çekerler çokkızmışlarsa okkalı bir tekme ile sektör dışında bulursunuz kendinizi)gerekir.

3. Rekabet: Bunlardan daha etkili etken ise sizinde çalışaraküretemine katkıda bulunacağınız üründe maliyetlerin dip yapması içinDünya'nın milyon yerinde zilyon bilimadamı, mühendis, amele, iş güzar,çocuk işçi, vergisiz işletme geceli gündüzlü çalışmaktadır. Bunlarınneredeyse tamamı sizin rakibinizdir. Rakiplerinizin bir kısmı ilkesizve ahlaksız ticaret anlayışından başka bir sermayeye sahip değildir.Bunlara rastlamamış olmanız, istatistiki olarak her an karşınıza biriçıkabileceği gerçeğine aykırı değildir.


Nasıl bir pozisyonda çalışırım?

Bu dinamikler dahilinde Türk bilişim sektörü 3 tip iş pozisyonu üretir:
  • Proje ekibinde bir koltuk: Proje yöneticileri (resmiolarak böyle adlandırılmasa da her uygulamada işten birincil derecedesorumlu biri mevcut) gerekli olan insan kaynağını belirledikten sonra,bunu temine gidiyor. Bu aşamada önemli olan o pozisyon için adayınbirikiminin uygun olup olmaması (eğer devlet ile çalışıyorsan güvenliksorgulamaları vs). Bunun haricinde zaten pozisyon için öngörülen bedelbellidir (ortalama bilişim çalışanı ücreti). Projede bütçe birinciöncelik olduğu müddetçe takımda ürettiğin kadar varsındır. Temel bakışaçısı "sen yapmazsan bir başkası yapar" şekildedir
  • Kulübe elemanı: Sektörde hiç mi sabah 9 akşam 5 mesaisiyapan yok? Elbette var. Eş dost tavsiyesi ile sınırlı kaynaklarınıkullanıp ayakta durmaya çaışan bilişim firmalarının iyi kalpliyöneticileri olası işler için bir miktar personeli el altında tutmayaçalışırlar. Bu arkadaşlar günlük idmanlara katılır, çuval taşır bazenkalede bazen bekte vakit geçirirler. Fakat bu pozisyon risklidir.Birkere yapmış olduğun iş genellikle sana özelleşmen anlamında pek katkıda sağlamaz. Bu işi senin gibi yapan onbinlerce kişi vardır. Bunlarınçoğu senin aldığın paranın yarısına bu işi yapabilecekleri konusundakalıplarını basabilirler. En ufak bir ekonomik dalgalanma ya da nakitakışındaki daralmada göze batarsın. Vaz geçilmeyecek elemandeğilsindir. Böyle bir iş ancak ZEVK için yapılır. Sabah gelirsin çaykahve internet vs dört saatlik çalışma sonra karnını kaşıyarak çıkargidersin. Rahattır, hoştur, gençliğini tüketir.
  • Kral dairesi: Hiç mi istisna yok? Üretimde bütçenin 2. veya3. basamakta yer aldığı durumlar için pozisyonlar yok değil: Örneğinbir savunma uygulamasında hücresel iletişimde kullanlacak optimizasonalgoritması işi için bu bilgiye sahip ve daha önce uygulama geliştirmişisen (bir anlamda işi Dünya da yapan bin kişiden biriysen) iş senindir.

Tecrübe nedir?
Tecrübe bilgi demek değildir. İnsanlar sana yapacağın iş ile ilgilibilgiyi verebilir (kurs sağlar, workshop aldırır) fakat işi nasılyapacağını bilmiyorsan (neyi kullanarak değil, yani iyi fotoşopkullanırım demek meziyet değil), geliştirme ortamı nedir, görevpaylaşımı nasıl yapılır, ekibe uyum nasıl sağlanır, stresimi nasılyönetirim henüz öğrenmediysen o zaman senden faydalanamazlar. Tecrübeolaya farklı yaklaşmanı işletmeye değer katmanı sağlar.Sektöre tutunmak istiyorsan güzel bir iş bitirme tecrübesi (referans) sağla.Ücreti dert etmeden geniş geliştirme ortamlarında yer al, iş stresiniteneffüs et, katılımlarda bulun. Mümkünse bu tecrübelerin uluslararasışirketlerin; savunma, güvenlik, bankacılık veya gerçek zamanlıuygulamaları konusunda olsun.

Zevk mevzu hakkında
Profesyonel olarak iş zevk için yapılan bir çalışma değil, zevk içinaşk ve tatil yapılır. O nedenle şundan zevk alıyorum bu nedenle buyönde kendimi geliştireyim saçma bir yaklaşım. Bir pozisyona seçilirkenkaldıki seçici; bu arkadaş bundan zevk alıyormuş biz de onu seyrederzevk alırız, bunu pozisyona koyalım demez. Seçici için önemli olanverilen işi zamanda ve öngörülen kalitede bitirtebilmektir.

Hangi konuda kendimi geliştireyim?
yazdıklarımı kimsenin işine çamur atmak içinburaya eklemiyorum, kendisinden, yaptığı işlerden emin olmayanlarsavunma için ispanyol açılışını denesinler
  • Tasarımcı tayfası: bu gemi çokkalabalık, kabiliyeti olan da olmayan da gemide ve azami taşımakapasitesi çoktan aşılmış. sanıyorum ki kalkıp picasso gelse 1 ytl yeweb sayfası tasarlatırlar. Sadece gerçekten bu konuda kabiliyetin varsadene.
  • web tabanlı uygulama geliştiriciler:para kazanmak için özelleşmeye gerek yok. ucuza artan donanımkapasiteleri ve görsel programlama dilleri uzmanlığınıza meydan okuyor.Türkiye için ise işletmelerin (KOBİ) web tabanlı uygulamalar geçişierken. Hala masaüstü programlama sektöre hakim. Belki de sektördeişletme uygulamalar web tabanlı uygulamaları atlayarak smart clientlaraveya webOS lara kayacak.
  • Masaüstü uygulama geliştiriciler: pazarweb tabanlı uygulamalar akayıyor gibi görünse de hala hakim ve tabanayeni yayılıyor. Bir çok iş kolu yeni yeni bilgisayar ortamına geçiyor.Stok ve muhasebe uygulamaları sektörün lokomotifi olsa da gerçekanlamda konu ile destek alabilecekleri CAD uygulamaları henüzgeliştiriliyor.
  • Mobil geliştiriciler: Oldukça kapalıbir mecra. Neredeyse tamamı GSM operatörlerine iş yapan mütahit bilişimşirketlerinde. Kullanıcı sayısı inanılmaz fazla ve kolay adapteolabilir. Geri dönüş mükemmel. Uluslararası rekabete açık.
  • Oyun ve diğer interaktif geliştiriciler:İyi bir giriş fakat devamı yok. Maalesef oyun programları gibi eğitimprogramları da hızla kopyalanıyor. Bir çok işletme yaptığı işlerindönüşünü alamadı. e-öğrenme için devlet kolay ikna olmuyor. Temkinlegirmek lazım.
  • Sunucu programlama kütüphane geliştiriciler ve alt seviye programcılar:Spesifik çalışmak gerekiyor. Kolaylıkla açık kaynak kodları ile muadilçözüm üretilebiliyor. Kaldı ki sürükle bırak teknolojisi ile herkes kodyazabiliyor. Fakat halen yatay pazar talebi var. Siparişle olmasa bileuzman işletmelerde geçerli bir pozisyon bulunabilir.
  • Analist ve mimarlar: Talep sınırlı, iyiya da kötü masaüstü uygulama geliştiriciler eksiği gideriyor. Tecrübeyedayalı. Gelir tatmin edici. İlgili disiplinde Lisans ve üzeri eğitimaranan özellik.
  • Test uzmanları: Kaliteli bir iş için vazgeçilmez. Özel kurs ve eğitim gerekli. Tecrübeye saygı mevcut.
  • veri giriş elemanları ve toplayıcılar: Sürüsüne bereket.
  • Doküman geliştiriciler: Vaz geçilmez değil. Proje bazlı çalışıyorlar. Bir muamması yok.
  • Alt yapı ve Teknik servis elemanları: Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğumuz için vaz geçilmezler.Aldığımız her ürün arızalı ya da bozuk. Kablodur, kanalettir her yerdebir altyapı projesi. Türkiye için bilişim ürünü yenileme süresi yüksek.Uluslararası pazardan sapmış bir mikro alan. Kariyer imkanı sınırlı.Ücret vasat.
  • Sistem mühendisleri: Yeni kullanıcı arayüzleri olayı sağ tuş özelliklere indirgemiş durumda. Sabit ücret. Yinede kurs veya sertifika gerekli.

Özet ile (vaaz):

1. Algılayın ve uyum sağlayın: Değişimleri fark edin, insanların ne demek istediğini anlayın, göz ardı etmeyin.Tabiatın kanunlarını öğrenmeye çalışın. Mümkünse bunları hayatınızatatbik edin. Yeni bir teknoloji ya da uygulama çıkmış ise bunu deneyinya da size nasıl bir katkı sağlayacağını araştırın.

2. Pasif ya da reaktif olmayın, proaktif olun: Değişime ayak uydurmakla yetinmeyin her türlü gelişmeye yön verin.Başkalırının haytınıza yön vermesinin önüne geçin. Mümkün olduğu kadarçevrenizdekilerin karar verme süreçlerine yer edinin. Bunu ukalalıkyaparak değil çözüm yolu göstererek yapın.

3. Kariyer yapın: 20 yıl sonra alacağınız ücreti dikkate alarak öğrenme gücünüzü ve emeğinizi dikkatele harcayın.Yaşınız 50 geldiğinde hala airbrush kullanıp, glare efekti yaparakhayatınızı kazanıp kazanamayacağınızı düşünün. Söylediğinize kendinizbile inanmıyorsanız keninizi geliştirin.

4. Uzmanlık kazanın, vaz geçilmez olun: Var olan sorunlara var olmayan çözümler getirin. Her keşif ancak bir zengin doğurur.Copy pastten zaten Microsoft zengin oldu. Fikirlerinizin veözümlerinizin orjinal olmasını sağlayın. Başkalarının çözümlerinibenimserken muhakkak doğruluğunu ispat edin, kendiniz yapın veyakodlayın. Bu hem yaptığınız işe saygı duymanızı hem de yeni bir şeyleröğrenmenizi sağlayacaktır.

5. İnsanları gözleyin: Egonuzun kurbanı olmayın, insanların vaazlarını değil iş yapım tarzlarını öğrenin. Başarılı ise siz de deneyin, başarısız ise asla denemeyin.İnkar edilemez bir şekilde tabiat karşılaştığı sorunları çözmek içinevrim geçirmektedir. Bu değişimi takip edin insanların sorun çözmetekniklerine erişin.

6. Bildiklerinize güvenin: Diploma size iş garantisi sağlar, işte kalma garantisi değil. Bilginizi sergileyin.

7. Niyet önemli değildir. Karşılığını aldığınız müddetçe çalışın. Zararın neresinden dönerseniz kardır.Kimseyi niyetine göre değerlendirmeyin, o işi Allah'a bırakın.


Çıkarımlar

1. Hiç bir şey yoktan var olmaz. Sonuca erişmek için mukakkak birşeyler kaybetmek gerekir. Bu kaybın en ucuza satın alınanı zamandır.

2. Sistem düzensizleğe eğilimlidir. Bir konu hakkında enerji harcamadığınız sürece sürekli olarak kaybedersiniz.

Mesaj cihangir tarafından 03.05.2008 (12:59) yeniden düzenlendi.
  Alıntı yap
ugursamsa ugursamsa şu an çevrimdışı
 
ugursamsa's Avatar
Üyelik Tarihi: 06.05.2007
Mesaj: 460
Görsel: 3
05.07.2007 | 15:12

Çok güzel yazmışsın. Teşekkürler. ZHero'nun sorusu böylelikle cevap bulmuş oldu sanırım
__________________
Kişisel-Java & Python-Tarif-i Yemek
  Alıntı yap
erdinç erdinç şu an çevrimiçi
 
erdinç's Avatar
Üyelik Tarihi: 04.12.2006
Mesaj: 611
05.07.2007 | 15:32

Bu yazınız çok derin bilgelikler içeriyor. Çok bilgilendik. Tebrikler. Yalnız ben özellikle yedinci maddede takıldım. Bu maddede ne denilmek isteniyor?

Alıntı:
7. Niyet önemli değildir. Karşılığını aldığınız müddetçe çalışın. Zararın neresinden dönerseniz kardır.Kimseyi niyetine göre değerlendirmeyin, o işi Allah'a bırakın.
"Zararın neresinden dönerseniz kârdır" ifadesi genellikle 'süregiden bir durumu yarıda kesmek', 'vazgeçmek' anlamlarında kullanılır. Oysa hemen öncesinde "karşılığını aldığınız müddetçe çalışın" yazıyor. Şimdi, çalışıyor muyuz yoksa bırakıyor muyuz?

Burada ifade edilmek istenen düşünceyi uzun süre düşündüm. "Zararın neresinden dönerseniz kârdır" derken bu ifadeye çok ince bir anlam yüklenmiş. Yedinci maddenin geri kalanından, etik değerlendirmeleri Allah'a bırakacağımızı anlıyoruz. Ayrıca işverenin etik anlayışı ve kötü niyeti bizi ilgilendirmiyor.

Peki burada, "Zararın neresinden dönerseniz kârdır" ne denmek? Şu demek: Şu ana kadar etik değerlere göre hareket ediyordunuz ve iyi amaçlı olmayan bazı projeler için iş üretip para kazanmayı kabul etmiyordunuz. Bundan vazgeçin. Bakın sadece para kaybettiğinizle kalıyorsunuz. Zararın neresinden dönerseniz kârdır. Etik-metik hikaye. O işi Allah'a bırakın.

Tekrar tebrik ederim. Ne güzel de yazmışsınız. Bu şekilde düşünmeniz zaten çok güzel ancak bir de buraya yazınca ayrı bir güzellik olmuş.
  Alıntı yap
kuduk kuduk şu an çevrimdışı
 
kuduk's Avatar
Üyelik Tarihi: 28.04.2007
Mesaj: 273
05.07.2007 | 16:01

Alıntı:
erdinç tarafından gönderilen mesaj: Mesajı Görüntüle
Bu yazınız çok derin bilgelikler içeriyor. Çok bilgilendik. Tebrikler.

.......

Tekrar tebrik ederim. Ne güzel de yazmışsınız. Bu şekilde düşünmeniz zaten çok güzel ancak bir de buraya yazınca ayrı bir güzellik olmuş.
Öğrenmenin verdiği haz gibisi yoktur doğrusu. İltifatlarınızı kendinize saklamayıp paylaşmanız ne büyük incelik. Bu yaklaşımınız insaniyetinizi de ortaya koyarak iltifat olarak yazdıklarınıza ayrı bir değer katmakta. Hergün gezdiginiz 100 lerce sayfa arasına serpiştirilmiş kelimeleri böyle bir bütün halinde karşınıza çıkıp size bilmediklerinizi öğretmesi ne kadar garip değil mi? İşte sırf bu bakış açısı ile bilgelikle aktardığım kırıntılardan faydalanmanıza memnuniyetimi belirterek sorunuza geçiyorum.:

" 7. Niyet önemli değildir. Karşılığını aldığınız müddetçe çalışın. Zararın neresinden dönerseniz kardır.Kimseyi niyetine göre değerlendirmeyin, o işi Allah'a bırakın. "

Biliyorsunuz ki, Türkçe'de nesne önünde yer alan kelimeler sıklıkla zamir ya da işaret sıfatlarıdır. Daha önce tanımlanan veya üzerinde vurgu bulunan ögeyi tanımlarlar. Burada "o iş" derken insanları niyetine göre değerlendirme işi" ifade edilmektedir.

Umarım bu cevap ile kaygılarınız ortadan kalkmış ve yazıyı değerlendirmekteki hezeyanınız sıhat bulmuştur. Yazıya yönelik tereddütünüz halen devam ediyor ise çekinmeden sorabilirsiniz.
  Alıntı yap
FikretAkın FikretAkın şu an çevrimdışı
 
FikretAkın's Avatar
Üyelik Tarihi: 05.01.2006
Mesaj: 309
05.07.2007 | 22:27

# Sunucu programlama kütüphane geliştiriciler ve alt seviye programcılar: Spesifik çalışmak gerekiyor. Kolaylıkla açık kaynak kodları ile muadil çözüm üretilebiliyor. Kaldı ki sürükle bırak teknolojisi ile herkes kod yazabiliyor. Fakat halen yatay pazar talebi var. Siparişle olmasa bile uzman işletmelerde geçerli bir pozisyon bulunabilir.

Bu madde gerçekten doğru. Eklenmesi gereken tek şey "Sertifika ve kurs gerekli.."
__________________
Fikret AKIN @ Manyak Yazılımcı =)
  Alıntı yap
mow mow şu an çevrimdışı
 
mow's Avatar
Üyelik Tarihi: 28.03.2003
Mesaj: 858
06.07.2007 | 00:53

iki noktaya şerh koyuyorum
- birincisi, çalışan pozisyonunda olduğunuz zaman, sadece bilişim değil her iş kolu için bu yazdıklarınız geçerli
- ikincisi, sadece ülkemizde değil her ülkede gene aynı kriterler geçerli
yani bu yazdıklarınız zaten dünyada her çalışan tarafından bilinen, çalışan olmanın genel geçer sıkıntıları.

herhangi bir sektörde, çalışan olarak gerçekten rahat bir ortamda olmanız için saydığınız standart kriterlere ek olarak iki şart var, ilk şart çok şanslı olmak diğer şart parlak bir zekaya sahip olmak.

bence tüm dünyadaki bu düzen çok anlamsız. yaşadığımız hayata yukarıdan bakınca;

- 7 yaşından 18 yaşına kadar günümüzün 4 - 8 saati okulda, 1-3 saati gene okulla ilgili mecburiyetlere, 1-2 saati okula gitmek için gereken şeyleri yapmaya geçti, (6 - 13 saat)
- 18 den yaklaşık 23 yaşına kadar gene günümüzün 8-10 saati okula gitti
- 23 ten 60 yaşına kadar ne yazikki gene günümüzün 7-9 saati çalışmak için harcanıyor.

yani 60 yaşına kadar günümüzün ortalama 10 saatini mecburen hayatımızdan koparıyoruz. Bu bana çok anlamsız geliyor, düpedüz eziyetten başka birşey değil. Halbuki daha yoğun daha akla dayalı bir eğitimle, daha iyi planlanmış çok daha üretken işler yapılabilir, böylece hayatımızdan mecburen çalınan saatleri en aza indirgeyebiliriz veya 60 değilde 30 yaşına kadar eşek hayatı yaşarız. Aslında teori olarak ütopik değil ancak bunun olamamasının en önemli nedenlerinden biri, maalesef insanların %80 inin kabul edilebilir bir zeka seviyesinin altında olması, bir diğeri ise bu %80'in arasında ciddi bir seçilme rekabeti olacağından, açgözlülük yapıp "sen 3 saat çalışıyorsan ben aynı şartlarda 5 saat çalışırım" diyebilecek olması ama belkide en önemli nedeni akıllı %20'nin iyi niyetli olmayan kısmının %80'i yönetiyor olması...

Asıl beni üzen, bu şartlarda günde 10 saat te çalışsam 20 saat te çalışsam, piyango da vursa üstüne bir de hazine bile bulsam, diğer insanlar aptal, açgözlü ve kötü niyetli olduklarından dolayı, hayatımda hiç bir zaman bahamaların tümünü göremeyeceğim, J'lo nun bir konserine gidip orası burası açılacak mı diye merak edemeyeceğim, stallman 'ın sunumuna katılıp sakalı hakkında espri yapamayacağım, çocukken beynime kazınan kızılderili oturan boğayla karşılıklı barış çubuğu tüttüremeyeceğim, kısacası insanların büyük çoğunluğu gibi, yapmak istediklerimin büyük çoğunluğunu asla yapamayacağım.

employees, unite and bow out hehehehe

bugün çok mu çalıştım ne
  Alıntı yap
kuduk kuduk şu an çevrimdışı
 
kuduk's Avatar
Üyelik Tarihi: 28.04.2007
Mesaj: 273
06.07.2007 | 09:48

Alıntı:
FikretAkın tarafından gönderilen mesaj: Mesajı Görüntüle
# Sunucu programlama kütüphane geliştiriciler ve alt seviye programcılar: Spesifik çalışmak gerekiyor. Kolaylıkla açık kaynak kodları ile muadil çözüm üretilebiliyor. Kaldı ki sürükle bırak teknolojisi ile herkes kod yazabiliyor. Fakat halen yatay pazar talebi var. Siparişle olmasa bile uzman işletmelerde geçerli bir pozisyon bulunabilir.

Bu madde gerçekten doğru. Eklenmesi gereken tek şey "Sertifika ve kurs gerekli.."
gerekli kelimesini aslında önşartta yer alıyorsa değerlendirmek lazım. Kendini ispatlayabilen yazılımcılar için kurs ya da sertifika aranan bir şart değil. Her halükarda kullanacağınız yazılım teknolojisi değişiyor. Önemli olan programlamanın, analatik düşünmenin temellerini yakalamak. Bu konuda çalışacakların
Steve McConnell'in Code Complete kitabını bir şekilde okumalarının ve uygulamalarının faydalı olacağını düşünüyorum .

lgili Kitabın Amazon Bağlantısı:
http://www.amazon.com/Code-Complete-.../dp/0735619670
  Alıntı yap
kuduk kuduk şu an çevrimdışı
 
kuduk's Avatar
Üyelik Tarihi: 28.04.2007
Mesaj: 273
06.07.2007 | 16:39

Alıntı:
mow tarafından gönderilen mesaj: Mesajı Görüntüle
iki noktaya şerh koyuyorum
- birincisi, çalışan pozisyonunda olduğunuz zaman, sadece bilişim değil her iş kolu için bu yazdıklarınız geçerli
- ikincisi, sadece ülkemizde değil her ülkede gene aynı kriterler geçerli

bugün çok mu çalıştım ne
bu soruları cevaplamak üzere bir başka yazı yazdım , bu yazıyı yazmama sebep verdiğin için teşekkürler.

http://forum.zoque.net/makaleler/252...gun-is-modeli/
  Alıntı yap
modifiyeci modifiyeci şu an çevrimdışı
 
modifiyeci's Avatar
Üyelik Tarihi: 02.04.2007
Mesaj: 171
06.07.2007 | 19:51

Çok güzel bir yazı olmuş. Tebrikler...
  Alıntı yap
Comment

Etiketler

bilisim , sektorunu , taniyalim , serisi , emekciye , hayat , zordur

Article Tools


 
Zoque'a hoşgeldiniz!
Zoque, 27.02.1999 tarihinde yayın hayatına başlamış, paylaşıma dayalı bir oluşumdur. Tasarım, teknoloji, web, kültür ve sanat ana başlıkları altında bilgi paylaşımı ve benzer değerlere sahip katılımcıların birbirleriyle iletişime girmelerine imkan sağlar. Bu amaçla saygın ve ciddi bir ortamda yardımlaşmak, haberleşmek, kendi bildiklerini diğer katılımcılarla paylaşmak isteyen, oluşumumuza düzenli katılımda bulunacağı inancını taşıyan konuklarımızı üye olmaya davet ediyoruz. [ » ]

Üye Girişi:

Connect with Facebook
Son Eklenen 20 Konu
BlogKüme'yi destekliyoruz
Kitap okuyor musunuz? Ne kadar peki?
Zoque'a sponsor olmak ister misiniz?

Zoque RSS Aboneliği Zoque RSS Aboneliği
En yeni konuları günün ilk ışıkları ile sabah kahvenizin yanında okumak ister misiniz?

Forum Yazılımı: vBulletin® Version 3.8.3 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0 vbulletin

Arayüz/Skin "Güneş" © www.zoque.com / net. Copyright © 1999 - 2009
Konu powered by GARS 2.1.8m ©2005-2006
Forum Saati GMT +2. Şu anda saat: 04:06.