+ Yanıtla
Sayfa Düzeni: 1 / 4 1 2 3 4 SonSon
Toplam 40 sonuçtan 1 ile 10 arası olanlar

Konu Başlığı: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

  1. #1

    Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Yakın akrabalarımdan birisinin ev elektronik ürünleri, araba ses sistemleri, kamera ve güvenlik sistemleri gibi çeşitli ürünleri satan şirket(ler)i var. Bugün beni arayarak Çin'e gitmeyi düşünür müsün diye sordu? Eğer gidersem orada Çince öğreneceğim öncelikle. Kendi ürünlerini Çin'deki fabrikalara ürettiriyor ve kendi markası var. Ben de eğer gidersem bir nevi şirketin Çin temsilcisi olacağım. Kendisi 1-2 ayda bir gidiyor zaten Çin'e. Devamlı piyasayı takip eden ve sorunlara anında müdahale edebilecek bir çalışanının olması elbette işine gelecektir. İlerisinde daha farklı gelişmeler de olabilir. Çin'den ürün satın alan diğer firmalara destek sağlamak gibi.

    Diğer yandan bilgisayar öğretmenliği son sınıf öğrencisiyim. Düzgün bir kpss çalışmasının ardından seneye bugünlerde bir devlet okulunda öğretmen olma ihtimalim yüksek. Yerimde olsaydınız ne yapardınız? Artı ya da eksi olarak gördüklerinizi söylerseniz sevinirim.

  2. #2

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Çin hakkında pek bir bilgim yok ama tahminen Sosyal hayatın taban, ekonomik hayatın tavan yapacaktır. Tercih senin, Çin'e gitmiş biri forumda varsa onun görüşleri şüphesiz önemli olacaktır.

  3. #3

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Erdal çok iyi araştırma yapmam lazım. Umarım birinci ağızdan bilgilere ulaşabilirim. Eğer gidersem 6 aylık bir Çince kursu alacağım ve bu kurs Shanghai Üniversitesinde olacak. Düşününce büyük fırsat benim açımdan. Dış ticaret kursu almıştım daha önce. İşimde bununla ilgili olacak. Heyecanlı bir sektör dış ticaret. Sıkılabileceğim bir iş değil. Bunları da göz önünde bulundurmak lazım.

  4. #4

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Ama Çin'e gitmek her ne kadar parası olsun sosyal yaşamı olsun kulağa çok hoş gibi gelse de sonuçta gurbette kimseyi tanımadığın o farklı bir kültürde sıkılabilirsin. Bana sorsalar ben pek tercih edebileceğimi sanmıyorum. Öyle kolaylık la gidip gelinebilecek bir yer de değil.

  5. #5

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Çin için birşey söyleyemem ama Çince'nin dünyanın en zor dili olduğunu ve bir buçuk yıl Çince kursuna gittiği halde Çince konuşamayan insan tanıdığımı söyleyebilirim. Ama ben olsam bu fırsatı değerlendirirdim doğrusu

    Ha bir de çok özel olmazsa şu markayı öğrenebilir miyim

  6. #6

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Orda tek başına olcaksın sanırsam? Yalnızlık etkenini kesinlikle hafife almamalısın. Ama farklı kültür, iş olanakları, istediğin alanda ilerlemek de çok cezbedici..

  7. #7

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Göz önünde bulundurman gereken bazı şeyler;

    Çince zordur Çin'de bir yılda öğrenirsin, yazışma yapmayı düşünüyorsan günde 6 saat karakter yazmayı bir yıl boyunca göze alacaksın.

    Sonra Çin pis kokar, onlara göre normaldir ama ilk 2 ay kokuya alışacaksın bu süre uzunda olabilir. Markete girdiğinde dehşet bir kötü koku ile karşılaşırsın ilk aylar alışveriş yapmadan çıkabilirsin.

    Peynir, zeytin Çinde bulamazsın yemezler, yoğurt kültürü yeni yeni başlamıştır yoğurtları şekerlidir.

    Değişik sebze ve meyveler ile tanışabilirsin. Pekin de bazı üniversitelerde müslüman restoranları var. Shanghai'daki üniversiteleri bilmiyorum. Sonra çubuk (kuai zi) kullanmayı öğrenmeye başlasan iyi olur.

    Çinliler yavaş insanlardır, "bizde işler yavaş yürür yeterki durmasın" sözü ile hareket ederler, bankada 3 saat para bozdurmak için bekliyebilirsin, beklemeden sokak da daha ucuza para bozduklarını iddia eden dolandırıcılarla karşılaşa bilirsin, polis (jing cha) diyerek paranı alıp kaçarlar (genelde uygur Türkleridir). Uygur mafyası sağlam bir konumdadır orada

    Ne alırsan al pazarlık yapmalısın, genelde 10 misli fiyat söylerler, pazarlık yapmaya başladıkça düşerler, ilk gittiğinde çok kazıklanırsın.

    Soğuk su içmezler, soğuk su bulmakta zorlanabilirsin, yazın bile suyu kaynatıp içerler, sudaki mikropları öldürmek için. lokanta da su istediğin zaman sıcak yada soğuk olduğunu belirtmelisin.

    Kore li kızlara dikkat etmelisin, Türk olduğunu duyduklarında ellerinden kurtulman zor olabilir,

    Eski başkent Xian da Türk olduğunu söyleme çok korkuyorlar Türklerden

    Biraz hızlı oldu unuttuğum bir çok konu var sordukça cevap verebilirim...

  8. #8

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Bu röpörtajı okumalısın Çin'de guangzhou da yaşayan bir abimiz ile yaptığm bir röpörtaj...

  9. #9

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    Alıntı ceo tarafından gönderilen mesaj: Mesajı Göster
    Bu röpörtajı okumalısın Çin'de guangzhou da yaşayan bir abimiz ile yaptığm bir röpörtaj...
    kpss ve devlet okulunda öğretmenlik tercihini okuduktan sonra mesajı okumayı bıraktım ve yazmaya giriştim : )

    Öğretmen maaşı trilyon seviyesine dahi çekilse asla ve asla Türkiyede öğretmen olmayacağım için ben senin yerinde olsam hiç kaçırmaz giderdim.

    Gurbet, yalnızlık, dil, kültür vs.. evet çok önemli farklar ve hiçte kolay değil. Ancak birşeyler yapmak ve bir yere gelmek istiyorsan bazı şeylere katlanmak zorundasın.

    Pek çok arkadaşımı tanıyorum uzaklara gidip (gurbet kelimesi çok itici geliyor da) 1-2 ay içinde alışan ve sonra bir daha Türkiye mi? Aman diyen

    Çin'e gitme konusunda oyumu kullanıyorum ben.

  10. #10

    Re: Çin Halk Cumhuriyet'inde hayat

    1. Giriş
    Bir tercih aşamasına geldiğimde önce kendimi sınarım. Söyleyeceklerim öncelikle sana kendini tanıman doğrultusunda yardım edecektir.
    Performansıma bağlı bir tercih her şeyden önce cevre koşullarından çok bana bağlıdır. Doğru tercihi ancak kendi kabiliyetimi, kapasitemi doğru bilmem ile yapabilirim. Tümevarım dâhilinde ihtimalleri ele alalım:

    2. Kıyaslama

    2.1. bilgisayar Öğretmenliği: Tanımlanmış kurallar dâhilinde bir içeriğin karşı tarafa aktarılmasına dayanan, kariyer yapmanın mümkün olduğu basarînin iletişime dayandığı bir meslek.

    2.1.1. Stres: Özel veya kamu sektöründe öğretmenlik nispeten müşterinizi aramadığınız bir sunumu gerektiriyor. Her ne kadar hizmet sektöründe de olsa müşteriniz -öğrenciniz - daima karşımızda hazırdır. Bu şu anlama geliyor eğer ki kariyerinizi sadece öğretmenlik (kitap, eğitim programları gibi diğer konulara girmez iseniz) dâhilinde sürdürecek iseniz, müşteri bulmak zorunda değilsiniz. Hizmet sektöründe müşteri temini -pazarlama - ciddi bir stres nedenidir.

    2.1.2. Ödüllendirme: Çalışma hayatında isinizi iyi yaptığınızda ödüllendirilmeniz gerçek bir isteklendirme sağlar. Bu sizin işi severek ve sürdürülebilir bir şekilde yapmanızı mümkün kılar. Öğretmenlik verdiklerinizin karşılığını nispeten hemen görmediğiniz ancak dolaylı bir şekilde sağlayacağınız kazanç ile yansımalarını alabileceğiniz bir meslek.

    2.1.3. Profesyonellik: sunmuş olduğunuz içerikten bağımsız olmak üzere öğretmek zaman ile geliştirilebilecek bir hüner. Her ne kadar kullandığınız eğitim araçları farklılık gösterse de insan -öğrenci- psikolojisi kolaylıkla değişim göstermeyeceği için zamanla tecrübe kazanabilirsiniz hatta bilimsel çalışmalarla bu tecrübenizi zaman içinde güzel unvanlarla destekleyebilirsiniz.

    2.1.4. Genel Anlamda Açılımlar: Son 20 yılda dünya piyasalarında her türlü malın, her türlü hizmetin, her türlü üretimin son kullanıcı fiyatı düşüyor. Yani tüm ürünler ve hizmetler değer kaybediyor, bunun sadece 2 istisnası var: eğitim ve sağlık hizmetleri. Uzun dönemli değerlendirmeler bunun böyle devam edeceğini bildiriyorlar. Biliyoruz ki 2000li yılların başında çöken finans sektörü henüz kendini toplamıştır. Personel alımları henüz başladı. Bu o dönemlerde üniversitelerde eğitim alanların yaşlarının 35 olması ve halen işsiz olmaları veya eğitim aldıkları alanda çalışmamaları demektir. Bilişim sektöründeki sabun köpüğü patlaması ise çok büyük uluslararası şirketlerin 10 binlerce çalışanı çıkartması ile sonuçlanmıştır. Ucundan kıyısından ve köşesinden bu sektörün içinde yer almanız sizin en azından 10 yıl boyunca rahat bir şekilde hayatinizi sürdürebileceğiniz anlamına gelmektedir.

    2.1.5. Özel Açılımlar:Maalesef bilgisayar öğretmeni sektörün en istenmeyen kişisi. Mühendisler son kullanıcının eğitim almayacağı uygulama yazılımları yazmaya çalışıyorlar. Ama çeşitli nedenlerden dolayı ülkemizde yaygın öğretimde halen böyle bir ihtiyaç var ve buna ait devlette kadrolar oluşturulmuş durumda. Eğer bu mesleği sürdürecekseniz orgun eğitim içinde yer almanız uzun vadede gereksiz bir pozisyonda kalmanız anlamına gelecektir. Yaygın eğitimin dışına çıkacak olur isek –ki bu bir zorunluluk- sektör sürekli değişmekte ve gelişmekte. Her 18 ayda bir bilgisayar gücü ikiye katlanırken aldığınız sertifikalar en fazla 3 yıl içinde geçerliliğini yitirmekte. Sertifika ve sistem yönetim hizmetlerinin sağlanmasına yönelik kurslar önem kazanmakta ve bu ihtiyaç logaritmik –bir yazılım başka yazılımı bilmeyi, bir metot başka metot hakkında bilgi sahibi olmayı gerektirmekte- olarak artmakta. Bilinen bir gerçek ki bu kursları alan kişiler eğitim verenin mühendis olmasına değil, eğitim vermekteki yetkinliğine değer vermekte. Eğer ki lisans derslerinizi masal babında takip etmediyseniz bu açıklık –avantaj- size ciddi bir fırsat sunmakta. Bu nedenle bu mesleğe devletin örgün eğitim kurumlarında değil özel eğitim kurumlarında başlamanızı ve profesyonelliğinizi bu yönde geliştirmenizi tavsiye ederim.

    Özet ile bilgisayar öğretmenliği stressiz, kişisel tatminin zor oldugu, profesyonelliginizi uzun sure koruyabileceginiz, genel olarak uzun vadede risk barindirmayan, kurumsallasmis bir meslek.

    2.2. Pazarlama
    Olası itirazlara rağmen teklif edilen alternatif işin pazarlama dahilinde olduğunu düşünüyorum. Gerçi bazı kurumsallaşmış şirketlerde alım müdürü / kanal sorumlusu gibi pozisyonlar da var ama esasen sanırım uzmanlığınız / pozisyonunuz bu yöne yönelecektir.

    2.2.1. Stres: Üretiminizi sizi veya en iyi ihtimal ile şirketiniz yapmıyor ise muhakkak satış baskısı altındasınızdır. Ülkemiz ekonomisi doygun, karalı ve tutarlı bir gidaşat her dönem yakalayamaktadır. Gidişat çoğu zaman siyasi ve politik rüzgarlara bağlıdır. Bu elbette perakendecilik de en alttaki bireye erişmek, onu anlamak ve ikna etmek demektir (piyasa adamı).

    2.2.2. Ödüllendirme: Pazarlama sektörü sonuçlarını oldukça hızlı ve doğrudan hissedebileceğiniz bir meslek. Ancak Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki ihtiyaçlar için para sınırlı bir karşılama sunar. Bu nedenle çoğu zaman çok ulvi amaçlar ile değil materyalin bizzat kendisi ile yetinmeniz gerekebilir -çok kibar bir anlatım oldu-.

    2.2.3. Profesyonellik: Başkaları tarafından pazarlama dehası olarak tanımlananlar dışında kimsenin pazarlama konusunda durağan uzmanlık kazanabileceğini düşünmüyorum. Dünyanın her hangi bir yerinde değişen koşullar bu gün bildiğiniz öğretileri yarın geçersiz hale getiriyor. Bu ise bildiklerinizi her an sınamanız ve mesleğiniz hakkında yeni şeyler öğrenmeniz demektir. Elbette önceden bildiğiniz bazı avantajları siz kullanamadığınız anda global piyasanın güçlü cambazları sizi ve 3 kuruşluk sermayenizi sabun edebilir.

    2.2.4. Genel Anlamda Açılımlar: Uzun vadede pazarlama şirketlerinin nalları dikeceğini, uluslararası şirketler ile lojistik şirketlerinin satış kanallarını ele geçireceğini öngörüyorum. Bugün bile ebay’den birşey sipariş ederek getirtmek mümkün. Orta vadede ebay’dan alınan sipariş üzerine ham madde temin edilerek üretime geçilecek. Bu aradaki iş katmanlarının kaldırılması, verimlilik adına stok tutulmaması ve üretilecek ürünün kalitesinin müşteri tarafından ücretine mukabil belirlenmesi demektir. Dün Çin en ucuz (işçi aylığı 50 dolar) memleket iken, bugün Hindistan (işçi aylığı 30 dolar), birçok uluslar arası şirket ise yıllık 100 dolara çalışan işçilerle Afrika’da çalışmaya başladı bile. Yeni yatırımlar artık Afrika’ya yapılıyor. Bugün Çince öğrendiniz yarın hangi kabilenin diline vakıf olacaksınız.

    2.2.5. Özel Açılımlar: Beklentilerinin ne olduğunu bilmiyorum ama Türkiye’de bir zamanlar her iş kolunda bu tür pazarlama şirketleri vardı. Fakat birçoğu elinde bulunan stokları zararına eritti. Pılıyı pırtıyı toplayıp yiyecek sektörüne döndü. Yerel de bazı piyasalar/kaynaklar ise tarikatlar, siyasi gruplar, menfaat birlikleri ve örgütler tarafından da tutulmuş durumda. Yani bu sektörlerde ülke kanallarını elinde bulunduranlar sadece hayır için veya kara para aklamak için veya toz ticaretini vergilendirmek için 0 kar veya zararına piyasaya mal sürebilmekteler. Bunların bu hareketlerini akılcılıkla açıklamak mümkün değil. Bunun yanında ise grey market her zaman için dikkate alınması gereken bir rekabet tarzı. Bir anlamda bugün piyasada varsınız yarın yoksunuz. Düşünün günümüzün bilgisayar toptancıları ürünleri web siteleri üzerinden tavsiye edilen satış fiyatından %10 aşağı satıyorlar. Satış fiyatı ise sadece toptancı teslim fiyatın %13 fazlası. Kalan %3’e taşımacılık, pazarlama, kira, ödemeler, personel giderleri sermeyenin payı, vergiler dahil.

    2.2.6. Bireysel riskleriniz: İş hayatında tecrübesi olanların da katılacağı gibi birçok şirket umutlar ile yükselir. Bu bildiğiniz anlamda belirli bir hedefe uygun hareket etmek değildir. Esasen olay şudur: Sizde cevher olduğunu gören insan sarrafı kişinin, sizin 20-30 yaşlarınızda en değerli kaynağınız olan ümitlerinizi cüzi bir bedel karşılığı satın almasıdır. Ortaklık teklif eder. Size hayaller satar. Sabah akşam köle gibi çalışırsınız. Artık şirketin direğisinizdir ki, ya bir tekmede kovulursunuz ya da yerel asgari ücrete Afrika’nın en ipe sapa gelmez yerinden hizmete –ehli tarikat- yol alırsınız. Bakarsınız ki hayatınızın 10 yılını ve tüm emeklerinizi hiçe satmışsınız.

    Özet ile pazarlama; riskli, stressiz, kişisel tatmini kolay, getirisi yüksek ve kısa zamanlı, uzmanlığı sınırlı, orta ve uzun vadede riskli bireysel başarının önem arz ettiği bir iş koludur.

    3. Değerlendirme

    Tercihinizde bir de önünüze serilen hayal dünyası var. Elbette Çince Dünya’nın 1/5’i ile konuşabileceğiniz anlamına geliyor. Peki yarın üretim Afrikaya kayınca birikiminiz ne olacak. Bu nedenle lisans eğitiminize değer vermeniz ve kıymetini bilmeniz gerektiğini düşünüyorum. Bu saatten sonra sadece Çince’ye güvenip pazarlama ile hayatınızı kazanacağınızı varsaymak ya yüksek bir şansı veya cebi dolu bir sermayederi veya hayal gücü yüksek bir yakını gerektirir.

    Eşit şartlarda değerlendirecek olur isek pazarlama bireysel sınırlarınızı en üstte zorlayacağınız, getirisi kısa zaman aralığında yüksek hacimde olabilecek piyasa insanlarına uygun bir seçim, bilgisayar öğretmenliği ise sınırlı, süreklilik ve sürdürülebilirlik imkânı sunan bir meslek. Şahsi niteliklerinizi bu bakış açısı ile değerlendirmeniz yerinde olacaktır.

    Fakat burada şunu diyebilirsiniz, peki hangisi çok kazandırır? Esasen elinizde sermeyeniz yok, eğitiminiz eşdeğer ise, işin kompetanı ve bu işe yönelik doğuştan niteliklere sahip iseniz özel sektörde her meslek nerede ise orta vadede aynı kazanç bandında size geri dönüş sunar. Serbest pazarda uygun nitelikte iseniz; bugün Türk demir cevherini Çinlilere grostonla da satabilirsiniz veya Kanada’da Microsoft ürünlerinin eğitimini de verebiliyor olabilirsiniz.

    Velhasıl;
    1. Nihayetinde her halükarda eğitiminizi muhakkak tamamlamanız en doğrusudur.
    2.Takibinde ise
    2.1. cesaretinizi ve piyasa (piyasa adami kelimesinin anlamini muhakkak sorgulayin ve bu konuda yeterli bilgiyi edindiğinizden emin olun) kabiliyetinizi (aldığınız kurs/kurslardan bahsetmiyorum) Çin’de deneyebilir veya
    2.2. sabrınız ve sağduyunuz ile İstanbul’da özel bir eğitim kurumunda kariyerinize başlayabilirsiniz.
    3. Ama asla kpss’yi ve devlet kapısını şans olarak görmemek gerekli. Sınırlı sabit ücret (açlık sınırının hemen üstünde bir kazanç) ve devlet memurluğu (monotonluk) hayatınız ve çevrenizdekiler için (yarın evleneceksin çoluk çocuğa karışacaksın) ciddi bir sınavdır.

+ Yanıtla
Sayfa Düzeni: 1 / 4 1 2 3 4 SonSon

Bu konu başlığı için etiketler

Mesaj Seçenekleri

  • Yeni başlık açamazsınız
  • Cevap yazabilirsiniz
  • Dosya ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı değiştiremezsiniz